En sevdiğim fotoğrafı..
Benim Atatürk sevgim,göğüs çatalına Atatürk imzasını dövme yaptırıp,göstermeyi sağlayacak kadar büyük değil mesela..
Ya da toplumsal ayrışmayı yaratıp önüne Atatürk barikatını koymayı dinsiz=Atatürk eşitliğini kabul etmiyor benim sevgim..
Ya da 5-6 tane okun arkasına en afilli Atatürk fotoğraflarıyla oy sefilliği yapmayı da kabul etmiyor sevgim.
Benim sevgim,Atatürk'ü seveceğim diye Abdülhamit'i harcamayı da kabul etmiyor.
"Türk bile değilmiş haa,yunan aslında galiba gibi" türünde cümleleri de kabul etmiyor benim sevgim.
"Anıtkabir'i böyle bayramlardan ziyade hergün sırayla milyonlar olarak ziyaret edersek acaba ülkeyi daha yaşanılabilir bir hale getirebilir miyiz,bir işe yarar mı" düşüncesine sahip olmamı sağlayan mantığı da kabul etmiyor benim sevgim..
Lise'de uluorta "Atatürk,öyle kötü bir adammış ki toprak bile kabul etmemiş,geri atmış " cümlesini gururla söyleyen kızın,şimdilerde facebook'da Atamıza sahip çıkalım grubu kurmasınıda kabul etmiyor..
Ne içtiği rakı kanıma dokunur,ne ellerini öptüğü imam.. Sıkıntım şu ki,bir mal gibi,bir reklam çalışması gibi üç kuruşluk fahişlerin ağzında da Atatürk var,günlüklerini okuduğum Atatürk'ün büyüküğünü içli içli yazan 3 kuşak önceki ninemin dilinde de..
Atatürk yazmıyorum,okuyorum,dinliyorum,eleştiriyorum,hatalarını,doğrularını biliyorum.Ama yazmaya başlarsam naaşı üzerine tünemiş birkaç akbabayı rahatsız ederim diye korkuyorum.Kimsenin keyfi bozulmasın,acılı türkülerle olmadı sarı zeybekle 10 Kasım kutlamalarıyla(?) devam etsinler istiyorum.
Blogun bayraklarını yarıya indirmiyorum üzgünüm ama bıraktıklarına zerre sahip çıkmamışken,bu kadar sahiplenmenizi(mizi) gerçekten komik buluyorum..
Mekanı Cennet Olsun..
"Büyük ölülere matem gerekmez,fikirlerine bağlılık gerekir"
