Çengelköy Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi ve Beylerbeyi Sarayı

23 Mayıs 2011
Zat_ı Muhterem her yıl bahar aylarında kısmen bunalıma girer.. "Ben İstanbul'dan gitmek istiyorum,bu trafikten nefret ediyorum,ağaç görmek istiyorum balık tutmak istiyorum,denize girmek istiyorum,işe gitmek istemiyorum " bla bla bla.. Biz buna bahar depresyonu diyoruz.. Bahar geçer,yaz gelir tatile gideriz,döndüğümüzde eski ayarlarına dönmüş olur. Bahar geç geldi,tatile bir aydan fazla var.Pazar sabahı erkenden yola çıktık,Çengelköy'e gitmekte karar kıldık.Daha önce güzergahtan geçmiş olmakla birlikte hiç uğramamıştık hataymış..
Çengelköy'de Çınaraltı diye tabir edilen o minik alanda kahvaltı yapıyorsunuz.Hayallerinizdeki açık büfeyi bulamayabilirsiniz.Sadece serpme kahvaltı var ki fiyatı da 10 lira gibi cuzi bir tutar.Yanında omlet,menemen alabiliyorsunuz.Çay büyük su bardağında geliyor 3 lira..Ama Çınaraltı Çay Bahçesi'nin özelliği bu değil.Yiyeceklerinizi dışardan evinizden getirip sadece içeceklerinizi alarak burda kahvaltı yapabilirsiniz.Öyle mükellef sofralar gördüm ki,biz neden böyle birşey yapmadık diye hayıflandım.Klasik yöntem Çengelköy Börekçisi'nden börek alıp,Çınaraltı'na gitmek..Biz de öyle yaptık.

Çengelköy'de iki şubesi olan börekçinin tam da çay bahçesinin yanında olan şubesinden almayın böreğinizi.İnanılmaz bir kuyruk var,elbette sinirleri bozuluyor insanın.Diğer şubeden alın orada sıra var diğeri kadar değil belki 20 kişi :) şaka yapmıyorum kuyruk bekliyorsunuz her şekilde ama bahsettiğim diğer şubenin elemanları o kadar içten ki sinirlenmenize bile imkan tanımıyorlar. Börekler çeşit çeşit.. Büyük bir önyargı içindeydim.Dakikada börek tükendiği bir yerde ne kadar kaliteli olabilir ki diye düşünürken beni şaşırttı.Bir harikaydı..Biz peynirli,kıymalı ve şekerli börekten aldık.Çok da memnun kaldık.Bu üç porsiyon börek için 8 lira ödedik. Bu lezzete bu mütevazi fiyatlar,hala paradan fazlasına değer veren esnaflar kalmış.Hem de böyle popüler bir yerde..

Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi çok ufak bir alana kurulmuş ama çok içten.O kadar kalabalık ama kimse kimse çarpmıyor,Kimse şikayet etmiyor kimse söylenmiyor.Herkes bulduğu sandalyeyi kapsada yer bulamasa da ilginç bir şekilde herkes mutlu.. Kalabalık beni de daraltır ama ilk defa bunalmadım.




Tarihi çınar.. Çınar gölgesi cidden klima etkisi yapıyor. Yüzyıllara dayanan bir çınarmış,kolları yatay uzadığı için desteklenmiş.

Denize nazır kahvaltı yapacağım derseniz,haftasonu yer bulmanın mümkün olmadığı belirtmekle birlikte pek de tavsiye etmem.Çünkü deniz kokuyor.Deniz gibi kokmuyor pis kokuyor.Yosun pislik vs tadınızı kaçırabilir.Tavsiyem kahvaltınız denize pek yakın bir noktadan yapmamanız.


Bu arkadaş çok tatlıydı yahu..14-15 yaşlarında bizim yanına yaklaştığımız anda oltayı çekiyordu.Hep balık dolu,ben gayri ihtiyari" ayy bunlar çok küçük" dedim..Sen bir bozul,"öyle olur mu abla neresi ufak ,hem nasıl lezzetli bir bilsen.. " Baktım ilgi istiyor ilgiye devam,yemsiz avlanıyormuş.Sabah 07:00'de gelmiş kovayı doldurmuş,kovayı alıp kaçıyorum dedim canın sağolsun dedi En çok balık 15:00'den sonra olurmuş.Mezgit,sardalya geliyormuş,harika bir gülüşü vardı." rastgele" dedik ayrıldık.. Kendini dinlemeyi öğrenmiş bir çocuk,hayran kaldım sana..
Çengelköy'e gelin,ruhunuzu dinlendirin,denizi hissedin,sakin sessiz düzgün insanları hissedin,kendi halinde minik bu semti keşfedin,böreklerini ve onları satan kalbi ve yüzü tertemiz insanları tanıyın..Hiç değişmesin Çengelköy hiç kirlenmesin diye dua edin gidin..
Beylerbeyi Sarayı


Çengelköy'den yürüme mesafesinde Beylerbeyi Sarayı tam köprünün ayağında..Mutlaka görmüşsünüzdür.Yürüme mesafesi diyorum çünkü araçla gitsenizde aynı sürede gidecesiniz.Size tavsiyem aracınızla gelecekseniz Üsküdar'a park etmeniz.Çünkü otopark da büyük bir sıkıntı.Range Rover'a çarpan belediye otobüsünü gördükten sonra minibüsün en iyi ulaşım aracı olduğunu düşünüyorum.

Saraya giriş 10 lira ama cuma,cumartesi ve pazar indirimli 4 lira.. Biz ikimizi 27 yaşında iki minik öğrenci olduğumuz için 1 lira verdik.Öğrenci ve öğretmen 1 lira.
Beylerbeyi Sarayı Milli Saraylara bağlı.Açıkcası müze olan tarihi yapılardan daha temiz ve daha profesyonel olduklarını düşünüyorum.Acaba müzelerde Milli Saraylara mı geçse ? Görevliler nazik,bahçesi temiz,cafeteryası düzgün,tuvaletleri inanılmaz temiz beklentilerimiz sınırlı zaten bunlar bile mutlu etti.

Saray yazlık amaçla yapılmış,bu yüzden dizaynı hep bu yönde.Sarayın içinde fotoğraf çekmek yasak ama şunu söyleyebilirim ki altın varak ve denizlik teması sarayı iki kelime ile anlatabilir.Yerdeki halılar dahil bizzat saraya aitmiş.1865 yılında tamamlanmış sarayı yaptıran Sultan Abdülaziz.. Ferah bir saray ama yine de bence Osmanlı abartısı diye yerdiğimiz öğeler yok.Padişahın yattığı yatakta şimdi beni yatırsanız yatmam.Sanat tarihi bilgim çok kısıtlı ama ben dekorasyonu pek sevmedim.Elbette avizeler hariç,mükemmellerdi.. Fotoğraf çekmedim yasaktan ama sanal tur için buyrun Beylerbeyi Sarayı


Cafeteryası çok geniş sadece kahvaltı için gelenler bile varmış.Bildiğiniz klasik kahvaltı ama işte saray bahçesindesiniz ya bir de manzara elbette köprü yanıbaşınızda.İstanbullların köprüye taptıklarını falan düşünüyorum zaman zaman :) Bende seviyorum ama ne bileyim..

Bu arada unutmadan ekleyelim.Sarayı size gezdiren bir görevli var.Saatleri neye göre ayarlıyorlar bilmiyorum ama bir türkçe bir ingilizce tur yapılıyor.Görevli düzgün anlatıyor ama kitap kıvamında.Yani ne hikayeler vardır orada eminim keşke onları anlatsa,odaların kapısına adlarını yazsalarda anlarız aslında.Galiba ziyaretçiler zarar vermesin diye biz anlatalım diye bir uygulama yapmışlar.Dokunmak da yasak ama duramıyor insan :) o altın karıştırılmış desen verilmiş kolonlara ,porselen yemek takımına ellemeden duramazdım ben .. duramadım zaten ..



15 yorum:

Edebali dedi ki...

Birkaç yıl önce okulla birlikte gitmiştim ben de Beylerbeyi Sarayı'na. Ama kalabalık gidince pek birşey anlaşılmıyor. :)

Bu arada çok iyi bir pazar gezisiymiş. İmrendim. :) En kısa zamanda benim de bunun gibi bir gezi yapmam gerek arkadaşlarla. :) Bu yazı istek verdi. :)

Chichom dedi ki...

Çok güzel dile getirmişsin.Çengelköy küçük sevimli bir kasaba gibi.Bende pazar sabahı güzel böreklerinden yedim.Gerçekten çok lezzetli ve hesaplı.

Çığlık... dedi ki...

Selaam Üfürük hanım aranıza yeni katıldım...Bende kendi çapımda birşeyler karalıyorum ..Pazar gezinize bayıldım,özendim...Ne güzel yerler öyle,görünce anladımki böyle dolaşmayalı gezip görmeyeli ne çok zaman olmuş farkında bile değilim...Paylaşımın için teşekkürler.Sevgiler.

ruya86 dedi ki...

Gerçekten feci şekilde imrendim derinss...
Kesinlikle ben de gitmeliyim buraya.
Çok güzel gezmişsiniz en yakın zamanda ben de gidiyorum bilgine :)

Adsız dedi ki...

tum blogu okumaya oldukca iyidir

1i yok mu? dedi ki...

İstanbul'a geldiğimden beri boğaz kenarında güzel bir yerde kahvaltı yapma fırsatı bulamadım. Yer olarak da herhangi biryer bilmiyorum. İyi oldu bu Çengelköy seçeneği. Gerçekten güzel görünüyor... Fakat 1: gidecek kimse yok. 2: Çok uzak yaa... :(

KızKardeş Derya dedi ki...

Çok güzel bir haftasonu olmuş nasılda özledim Çengelköu Çınaraltını :( Ahh ahh.. Fotoğraflarla oraya gittim yeniden..

cOzzy dedi ki...

fotoğrafları görünce bir kez daha anladım istanbulu, özellikle de üsküdarı ne çok özlediğimi.. hatırlattığın güzel anılar için teşekkürler..
sevgiyle kal..

Üfürükten Prenses dedi ki...

Ayy herkes daha önce gitmiş,ben keşfetmemişim demek ki,anılarınızı canlandırdığım için çok sevindim,en kısa zamanda gidersniz inşallah tekrar..

1i yok mu;kız arkadaşın vardı en son :) yanlış mı hatırlıyorum.. birlikte gidersiniz sen nerede oturuyorsun ? bana söyle ben sana güzergah çizeceğim,ben nereden geldim bir bilsen çengelköye :)

1i yok mu? dedi ki...

Üfürükten Prenses: Evet, nişanlıyım. Ama nişanlım Aydın-Söke de. Ben de yazın onun yanına gideceğim. Yani 1 yıllık İstanbul maceram sona eriyor..
Ben Bağcılar'dayım. Benim bildiğim en rahat burdan tramvayla eminönüye giderim. Ordan vapurla karşıya geçtikten sonra minibüslerle bu bahsettiğin yere varabilirim. Ama eğer kahvaltıyı orada yapacağım diye yola aç çıkarsam oraya vardığımda muhtemelen serum falan bağlamaları gerekebilir. :D

Üfürükten Prenses dedi ki...

Askerlik falan mı yapıyorsun burada?
Demek ayrısınız ne zaman evleniyorsunuz peki? Ne kadar meraklıyım değil mi :)

Şimdii bağcılardasın..
Senin yapacağın tek şey bağcılardan metrobüse ulaşmak..
sonra boğazköprüsü durağında inmek.
hepsi bu :) sonrası çok keyifli zaten .. ama yalnızım diyorsun boşver:) sen söke'de nişanlınla kahvaltı yap sabredip eminim buradakindne çook daha keyifli olur :)

1i yok mu? dedi ki...

İstediğini sorabilirsin, sorun değil :) Asker değilim. Burada öğretmenlik yapıyorum. Bu yaz evleniyoruz ve onun yanına yerleşiyorum.. Yepyeni bir hayata yelken açıyorum bu yaz.. :)

Metrobüs sorun değil. Zeytinburnundan aktarma yapabilirim. Boğazköprüsü durağını da biliyorum.. :)
Herşeyi biliyorum da birilerini bulmak lazım işte. hmm, yanlış anlaşılmasın ama yine de bişiler yapmak lazım.. ehi :D

Üfürükten Prenses dedi ki...

1 yıl dediğin için yedeksubaysın falan sandım.Okulların kapanmasına ne kaldı? Sakın sakın gitme :) şimdi kendime misyon edindim seni oraya göndermemeyi :)
Evlen barklan eşinle gel,yalnız gezmeyeceğim diye arkadaş arama çalışmalarına girme şimdi :P

Evlilik güzel,hayatı paylaşmak,kavgalar da güzel barışmalarda.. Yeni olan herşey de,dlerim çok mutlu olursunuz..
Evlenen erkeklerin akıllı olduğunu düşünüyorum,geciktiren erkekleri anlamak çok güç.Evliliği hep kadınlar ister gibi durur ama bence erkek için ideal bir kurum .

hayatın içinden dedi ki...

uzundu bir yazı ama hoştu:)

Adsız dedi ki...

Metrobuste bogaz duraginda indikten sonra nasil gidiliyor? Super babada hayran kaldim buraya :)

Related Posts with Thumbnails