gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Obama,Tayyib'i Almadan Gitme..

7 Nisan 2009
Gitti çok şükür,bizi bu gezinin malzemeleri 1 ay idare ettirir.. Ama sıkılmıştım gerçekten..Ya biraz ağır durun ya! tamam biliyorum 3. dünya ülkesiyiz,elimiz kolumuz bağlı,ruhumuz Abd'ye satılmış,tamam,anladık.. Ama biraz efendi olalım,rica ediyorum. Hillary Clinton ne zaman ki Obama'nın Türkiye'ye geleceğini müjdeledi(herkes bu ifadeyi kullanıyor-müjde) o andan itibaren bütün ajanslar son dakika haberi modunda,yakalarından tuttukları ilk Uluslararası İlişkiler Prof. stüdyoya sürükleyip "Bunun anlamı ne? Obama niye geliyor,niye erken geliyor ?Bize ne olacak ? Duygularınız neler ? diye soruyor..

Sanki haritada kaybolmuşuz da,biri gelip bizi bulacak ve kurtaracak gibi hissediyorum.. Obama'nın başkan seçilmesinin akabinde kesilen 44 kurban aklıma gelince biraz kavramaya başlıyorum.Allah'tan karısını getirmemiş şimdi gazeteler Emine Erdoğan'ın en kötü çıktığı fotoğrafı ile ablanın en güzel fotoğrafını yanyana getirir "Ahh sevgili ülkem,böyle gerici görüntülü bir kadın mı olacaktı senin simgen,bak Amerikan first lady'sine "edebiyatına başlar,beni uyuz ederdi.. Hiç hazetmediğim Erdoğan ve ailesini korumak zorunda kalıyorum ya bende,ona gıcık oluyorum.. Kardeşim Rahşan Ecevit çok mu temsil yeteneği yüksek bir kadındı,hıı? Başı da açıktı,gerici de değildi eee seksi de değildi pek? O da kötü bir imaj çiziyordu bence,az sonra ölecek insan portresi çiziyordu.Poff medya mı b.ktan halk mı çözemedim nasıl da dağıldı konu..

Bizim siyasetçilere güldüm bir de,Baykal kitap vermiş Obama'ya balıkçıların hikayesini falan anlatıyor,Irak-Amerika arasında bağlantı kurar okuyunca diyor,off nasıl güldüm saftiriğim okur diye bekliyor bir de,hıı okur da özetini mail atar sana,kontrol edersin ödevini yaptı mı diye?

Devlet Bahçeli ayrı bir alem,böyle bir havalarda falan,görüşme o zaman bebişim toputopu 5 dk zaten,görüşmeyiverseydin olmazmıydı? Soru sormuş Obama'ya o da gülmüş cevap vermemiş,arkasından şikayet ediyor,"çok nezaketsiz biriydi "diye,toplam 5 dk görüştün ya,hemen karakter analizi,maşallah..


Ruhban Okulu,Ermeni Meselesi,Irak'la Münasebet,Ab üyeliği,Bazı şerefsizlerin bizim topraklarımızı da kapsayan Kürt Devleti Hayalleri,Ortadoğu'da ki tavrımız ,bunlar kaldı aklımda,efendi efendi geldi,ayar verdi gitti gibime geliyor.. Sempatik olması Amerikalı olduğu gerçeğini değiştirmiyor,gençlerle yaptığı toplantı da dinlediğime göre "Dünya'yı değiştirebilecek tek güç " olduklarını düşünmeleri vehameti de hala geçerli. Değişen birşey yok,koyunları boşuna kurban etmişiz..

Çok iyi niyetliyiz,zaten yabancılara karşı sahtekarca bir sevgimiz var,başka bir dili konuşan herkes bizim için doğuştan kıymetli,bir zenci,ayyh ezilmiş aynı bizden,adı da hüseyin kesin özünde hüseyni tarikatı lideri o derece koyu bir müslüman,dünyayı değiştirecek merkezini de türkiye yapacak,peahhh!!! Ne beklerdim Obama'dan sert ve net sözler,söylemedi hep bir dairenin etrafında efendice döndü durdu ve gitti..

Obama'lı günümüze son noktayı babama küs olan onun gözünün içine baka baka yorum yapan annem koydu :P

"Biraz kepçe gibi ama Amerika'da ki görüntülerinden çok daha yakışıklı,ne tam koyu ne tam açık"

Kanlıca-Beykoz-Mihrabat Korusu

1 Nisan 2009
"Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bir taşa,Gözümün yaşını yüzdürürüm hisara doğru" demiş ya Sezen Aksu,der tabii yalısı var dana gibi,o yazmayacakta ben mi yazacağım bu şarkıyı,peahh! Sezen Aksu kadar afilli yerinden bakamasak da sevdik Kanlıca'yı..Yoğurt canavarı olup da hayatında meyveli yoğurt bile yememiş birisi tatlı içerikli kanlıca yoğurduna bayılabilir mi? Ballı ve pudra şekerli iki yoğurt alıp da ballıyı erkek arkadaşı hemen tükettiği için fotoğrafını çekemeyen bir kız bu nedenle sevgisiyle "dana mısın sen hemen yiyorsun"diyerek kavga edebilir mi :P Ceza olarak da el mankeni olarak onu kullandım..



Bir gezi yapacaksanız onun hakkınızı vereceksiniz.Arabadan in otobüse bin,vapurdan in taksiye bin,yok öyle gezme olmaz. Ayaklar ağrıyacak,gezintiye çıktığımızda ki uzunca bir yol vardı önümüzde bunu şart koştum.Ulaşım araçlarını,özellikle de özel ulaşım araçlarını kullanmak yasaktı.Önümüzde böyle bir yokuş vardı,Mihrabat Sultan Korusuna çıkan yokuş.İtiraf edeyim en çok sürünen,mızmızlanan ben oldum ama tırmandık.Yol boyunca güzel evler var,onlara bakmak bile o yolu arabayla geçmekten daha keyifli,konfor herzaman size mutluluk vermeyebilir..



Doğaya baktığınız da,biraz da "görmek" için baktığınızda size güzel mesajlar verebiliyor.Bu tahtalar korunun içinde bulunan minik bir açıkhava tiyatrosunun oturakları.. Bu tahtaların arasından inatla çıkmış bu çiçeğe baktım bir süre,öyle ciciydi ki,az kalsın üstüne oturuyorum :P Kızdım kendime ..O yaşamak için güneş görmek için inat etmişti,bizin onun toprağına el koymamıza bile dayanmıştı.. Herbirimiz yaşamak için böyle direnmiyor muyuz? Ya da direnmemiz gerekmez mi?




Çektiğim fotoğrafların hiçbiri içime sinmeyince bunu buldum,benimkiler ya çok civcivli ya da çok sade oldu.Olası manzara bu,benim gördüğümde buydu :P Anadolu Yakası'ndan bakmak çok farklı burada hengame yok,insanlar daha sakin,bir koşuşturma yok,hayat daha yavaş akıyor sanki..

Pusluyken de böyle,akşam olunca baktığınız manzara daha da anlam kazanıyor.Ama ben o hissi size fotoğraftan yaşatamadım..Üşüyorsunuz,yaz bile olsa üşünüyormuş öyle dediler.. Ama oradan ayrılmak istemiyorsunuz.Yazın bir kez daha gitmek gerek,sohbeti güzel arkadaşlar bulup,uzun uzun sohbetler etmek gerek..



Ve şikayetlerim. Koru alanında yaşananlar. Bölgeye geldiğimizde sezonun daha açılmadığını ve koruyu gezemeyeceğimizi söylediler,bizde onlara mangal yakmayacağımızı söyledik :) sonra ben elbette ısrar ettim,gerekirse kendimi yerlere atabileceğimi,iğrenç bir karaktere sahip olduğumu belirttim,yanımda bulunan zat_ı muhterem kafasıyla onayladı,"Allah başınıza vermesin ,manyaktır,bence müsaade edin "dedi.Sonra görevliler bize koruyu gezmek istiyorsak orada buluna koru ile aynı adı taşıyan fakat özel bir işletme olan restaurantta birşeyler yememiz gerektiğini söyledi,param yok dedim,bak elimde bir su şisesi sadece bununla geldim.manzaraya bakıp su içeceğim.. Zat_ı muhterem mor ve türevleri renklere boyandı,"ne olur üfürük şurada yemek yesek acıkmadın mı zaten,ne kadar çirkeflik yaptın,büyüttün meseleyi " dedi. Daha çok kızdım,yemek yemezsek burayı gezemiyor muyuz ,son kararınız bu mu dedim? Sonra kıvırdılar,gezmemize müsaade(?) ettiler,sağolsunlar Orman İşletmelerine bağlı bir koruyu oradaki işletmenin izniyle gezebildik.Eve gelir gelmez İBB'ye Bilgi Edinme Hakkı ile bir yazı yazdım,ses-seda yok,Topbaş beni iplemedi.. Üzüldüm,kendi ormanımıza başkasının müsaadesiyle giriyoruz,bizim vergilerimizle düzenlenen ormana.
Related Posts with Thumbnails